-cı
s.
1. 饥饿的: Karnım aç. 我肚子饿了。
2. 转́ 贪婪的, 贪得无厌的, 贪心不足的: Ne aç adam! 多么贪得无厌的人!
3. 转́ 干涸的, 干旱的, 遭旱灾的: \aç toprak 干涸的土地
4. -e 转́ 想要的, 渴望的: bilgiye \aç bir adam 渴望知识的人
is.
1. 饥饿的人, 穷人, 难以糊口者: Açlara yardım elimizi uzatmalıyız. 我们应当向食不裹腹者伸出援助之手。
2. 转́ 贪婪的人, 贪得无厌者
3. 饿, 饥饿
zf. 饿着肚子, 忍饥挨饿: Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. 我饿着肚子躺下就寝, 不知为什么总是做噩梦。
◇ \aç açık (ortada) kalmak 一贫如洗, 无家可归: Babasından kalan malları yiyince aç açık ortada kaldı. 他吃光花净了父亲留下的财产, 变得一贫如洗。\aç \açına 饿着肚子, 什么也没吃就: Çocuk acelesinden aç acına gitti. 这孩子急得什么也没吃就走了。Çocuk aç acına okula gitmemeli. 孩子不能饿着肚子去上学。-i \aç bırakmak 使饥饿, 不让吃饱: Keçinin karnı doydu demiştin. Oysa hayvanı aç bırakmışsın. 你说羊吃饱了, 可是你却让那畜生饿着肚子!Krala canla başla hizmet ettim, fakat o beni savdı, aç bıraktı. Bunun için hıncımı almak istiyorum! 我忠心耿耿地为国王效劳, 但是他把我赶走了, 让我挨饿, 我要报仇。\aç bîilâç kalmak 经常忍饥挨饿, 无依无靠: Babaları öldü, zavallı çocuklar aç bîilâç kaldılar. 父亲去世了, 可怜的孩子们经常忍饥挨饿, 无依无靠。\aç (ve) çıplak 贫困潦倒的, 一贫如洗的: Aç ve çıplak ortada kalınca ettiklerine pişman olup baba evine döndü. 他贫困潦倒, 这才后悔他的所作所为, 于是便回到了父亲的家里。\aç doyurmak 救济穷人, 养活饥饿者 \aç durmak 不进食, 禁食, 饿肚子: Sabahtan beri aç duruyorum. 从早上起我就一直饿着肚子。\aç gezmek 在贫困中度日, 贫困潦倒: Aç gezdi de çalışmaya yanaşmadı. 他贫困潦倒, 可仍不愿意工作。\aç kalmak 1) 吃不饱, 挨饿: Ali'nin yemek çantası bol olmasaydı, dün aç kalmıştım. 要不是阿里带了吃的, 我昨天就要饿肚子了。Babam aylığını alamadığı günlerde aç kalmak korkusu da kendini gösteriyordu. 爸爸拿不到工资的那些天我们出现了挨饿的危险。 2) 陷入贫困境地, 沦为乞丐: Bir işte sebat edip çalışmazsan sonunda aç kalırsın. 如果你工作不努力, 最终就要饿肚皮。\aç karnına 空腹地, 不吃不喝地: Aç karnına kolumdan kan alındı. 我已经空腹抽了血。Aç karnına okula gidersen kafan bir şey almaz. 如果你不吃饭就去上学, 你就会什么也学不进去。Bu ilâç aç karnına içilir. 这药要餐前服用。\aç ko (y) mak 使饥饿, 不让吃饱: Çocuğu aç koyma. 你别让孩子饿着。\aç kurt gibi 象饿狼一样的, 十分贪婪的: \aç kurt gibi yemek 狼吞虎咽 Kendini bilen kişi öyle her gördüğü şeye aç kurt gibi saldırmaz. 头脑清醒的人不会见什么要什么。\aç susuz 1) 既没吃也没喝地: Hısım akrabası da onunla alaya başlamışlar. Aç susuz evlerine dönmüşler. 亲戚们也嘲笑他, 然后既没吃也没喝就回家去了。 2) 饥渴难耐的, 处境极其困难的 \aç susuz kalmak 陷于极其困难的境地, 陷入无法生存的穷困之中 \açı çekmek 受苦: Acı çektiği besbelliydi. 很显然他经受了痛苦折磨。\açından karnına (或 göbeğine) taş bağlamak 非常饿, 饿得前心贴后背 \açın nefesi kokmak 1) 极饿 2) 赤贫 \açından ölmek 1) 饿死 2) 饿得要命 3) 赤贫
◆ Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar. 龙生龙, 凤生凤, 老鼠生来会打洞。Aç ayı oynamaz. 人是铁, 饭是钢, 一顿不吃饿得慌。Aç doymam, tok acıkmam sanır. 饱汉不知饿汉饥。Aç gezmektense tok ölmek yeğdir. 与其忍饥挨饿活受罪, 不如做个饱死鬼。Aç ile dost olayın diyen peşin karnını doursun. 要同饿汉交朋友必须先填饱他的肚子。Aç köpek fırın deler. 狗饿了能把炉子捣翻, 人饿了什么事都愿意干。Aç kurt aslana bile saldırır. 狼饿了连狮子都敢咬, 人饿了什么事都敢干。Aç ne yemez, tok ne demez. 饿汉看窝头咸菜甜似蜜, 饱汉视山珍海味如粪土。Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış. 饿汉子盖九床被也睡不着。Açın hâlini tok bilmez, hastanın hâlini sağ bilmez. 饱汉不知饿汉饥, 壮汉不知病人苦。Açın karnı doyar, gözü doymaz. 饿汉的肚子填得饱, 贪婪者的欲望永不足。Açın kursağına çörek dayanmaz. 一块蛋糕填不满饿汉的肚子。Açın uykusu gelmez. 饿肚难入睡。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.